Buradasınız :
Türkçe
English
Cumartesi, 19.08.2017
Hızlı Bağlantılar




04.05.17 | 00:04 | Zaman: 108 Gün

ERMENİ MESELESİ ÜZERİNE NOTLAR-III

 

Deniz YÜCE*

Rus Çarlığı’nın Kafkasya Valisi Vorontsov – Daşkov yıllar sonra şöyle demişti: “Ermeni meselesi diye bir şey yoktu, Ermeniler arasında herhangi bir ayrımcılık yoktu, meseleyi biz kendimiz yarattık.” (₁)

Çarlık zaten Ermeni milli hareketine karşı bir takım tedbirler almıştı.

  ·         1885’de Ermeni okulları kapatılmıştır.

  ·         1889’da Ermeni kültür ve hayır kurumları kapatılmıştır.

  ·         1900’de büyük bir Ermeni yayınevi kapatılmıştır. Ermeni gazetelerine sansür ve yasaklama getirilmiştir.

  ·         1903’te Ermeni Grigoryan Kilisesi’nin mallarına el konmuştur.

  ·         Yine 1903’te Ermeni katolikosunun yetkileri kısıtlanmıştır.

Çarlık bakanı Lobanov – Rostovskiy ise “Bize Ermenisiz Ermenistan lazım” (₂) demişti.

Ancak kendi topraklarında Ermeni milliyetçiliğine karşı tedbirler alırken, Türkiye topraklarındaki Ermenileri kışkırtmaktan da geri kalmamıştır: “Çar iktidarının çapulcuları, Taşnaksutyun ajanları kanalıyla ‘Ermenilerin maneviyatını yükselterek’, onları Türkiye’ye karşı yeni eylemlere çektiler ve bununla Türk iktidarının Ermeni emekçileri toptan katletmesine zemin hazırladılar.” (₃)

Bununla birlikte Taşnak Partisi önderlerinden A. Gülhandanyan’ın şu söylemi paralellik göstermektedir:“Bakü bölgesindeki bütün siyasal faaliyetlerimiz her zaman yedek çalışmalar niteliğinde olup, Taşnaksutyun Partisi’nin temel amacına – Türkiye Ermenistan’ında çalışmak amacıyla isyancı birlikler kurulmasına – yardım niyetiyle yapılmaktaydı.” (₄)

     Süreç içerisinde Ermeniler önce Rusya’ya karşı Japonya’dan ve ardından Türkiye’ye karşı Rusya’dan medet ummuşlardır. 7 Mayıs 1904 tarihli mektupta yer alan bir ifade: “Sizi içten seven tüm Kafkasya’nın ve Rusya’nın Ermenileri, Japon kıyılarından uzakta manen sizlerle birleşerek dolu şarap kadehlerini JAPON İMPARATORU EKSELANSLARI YÜCE MUTSUHİTO’nun şerefine kaldırıyorlar. ‘YAŞA, YAŞA, YAŞA’” (₅)

Bunlar da II. Nikolay’a ifade edilenler: “Yeni şanlı Rus  silahı olmak ve Rusya’nın Doğu’daki tarihsel görevini yerine getirmek vatan borcumuzdur. Kalbimiz bu istekle yanmaktadır. Rus bayrağı, İstanbul ve Çanakkale Boğazlarında özgürce dalgalanacaktır. Sizin iradeniz, yüce devletiniz Türkiye boyunduruğu altındaki halklara özgürlük verecektir.” (₆)

Taşnaksutyun’un yayın organı Orizon gazetesinde 1912’de yayınlanan makalede ise şöyle deniyordu: “Türk Devlet yetkilileri ve iktidar sahipleri bilsinler ki, ne bir Türk ne de Türk Devleti bundan böyle herhangi bir Ermeni için değer taşımaktadır. Varlıklarını korumak için başka yollar düşünsünler. (₇)

Rus Kafkas Ordusu Kurmay Başkanı L. M. Bolhovitinov’un 11 Aralık 1915 tarihli raporundaki şu cümle ise yukarıdaki düşüncenin sonucudur: “Ermeni elebaşları, kendi ektiğini biçmiş, siyasi hayalleri için sivil soydaşlarının hayatı ve refahıyla oynamıştır.” (₈)

Ermenistan’ın ilk başbakanı ve Taşnak Partisi’nin kurucusu O. Kaçaznuni’nin şu cümleleri bir anlamda yukarıdaki ifadeleri teyit etmiştir: “Kayıtsız şartsız Rusya’ya bağlandık”, “Ermeni vilayetleri Ermenisiz kaldı”, “Acı acı kötü talihimize sızlanmak, kendi mutsuzluğumuza kendi dışımızda bir sebep aramak, Taşnaksutyun Partisi’nin de kaçınamadığı milli psikolojimizin tipik bir özelliği” ..  (₉)

Bir diğer önemli konu Lozan Antlaşması ve diplomatik ilişkilerdir. Ermeni muhabir Lozan’a karşı olmalarını ve ABD’nin hem Türkiye hem de SSCB ile diplomatik ilişki kurmasını şu şekilde yorumluyor: “O andan sonra da Birleşik Devletler bu iki devletle bu gibi ilişkilere gireceği zaman, Ermeni meselesi uluslararası sorun olmaktan çıkacak ve Türkiye’yle Rusya’nın iç meselesi haline gelecektir. Lozan Antlaşması’na karşı çıkmamız buradan kaynaklanmaktadır. Çünkü bu antlaşma Birleşik Devletler tarafından onaylanırsa, Türkiye ‘Wilson Ermenistanı’ üzerinde tartışmasız yüksek haklar elde edecektir.” (₁₀)

Son olarak Ermenilerin Kürt ayrılıkçılığına verdiği desteği ele alalım. Taşnakların XI. Kongresi’nin Nisan 1929 tarihli çağrısında “Kongre, Kürtlerin Türklere karşı isyanını özellikle selamlamaktadır. Kongre, bu hareketin Ermeni ve Kürt sorunlarının çözümü için gerekli olduğunu düşünmekte ve tüm bilinçli Ermenileri bu eşsiz ve kahramanca mücadeleye dikkat etmeye ve gönül vermeye çağırmaktadır.”  (₁₁) Taşnaklar Kürt meselesinde de emperyalistlerce kullanılmıştır.

Hemen hemen aynı dönemde, Ermeni devlet adamı B. A. Boryan şu tespiti yapmıştır; “Eğer Ermeni meselesi ve Ermeniler, önceden Avrupa’nın ‘hasta adamı tedavi etmek’ amacıyla Osmanlı İmparatorluğu yönetiminin içişlerine karışmak için ‘kamuoyu’ yaratmanın bir bahanesi ve aracı olduysa, bu sefer de Ermenilerin yerini Kürtlerin aldığı açıktır.” (₁₂)

Bu tespitin bir benzerini de Hrant Dink yapmıştır: “Geçmişte İngilizlerin Fransızların Rusların Almanların şu topraklar üzerinde oynamış oldukları rol neyse bugün aynen tekrarlanıyor. Geçmişte Ermeni halkı onlara güvendi, kendilerini Osmanlı’nın zulmünden kurtaracaktı. Ama yanıldılar. Çünkü onlar geldiler, kendi işlerini kendi hesaplarını yaptılar, çekilip gittiler ve burada kardeşi kardeşle kan içerisinde bıraktılar ve bugün Kürtlerin yaşadığı aynı şey. Bugün Amerika geldi, Kuzey Irak’ta bir Kürt devleti oluşturmak üzere.. Kürt kardeşlerimiz için orası bir çekim alanı mı oldu, noldu, bir başka bir şey mi oldu, bir ümit mi oldu bu çok tehlikeli bir iş. Amerika bu, gelir, o kendi hesabını yapar, işine bakar, işi bittiğinde de çeker gider. Ondan sonra da burada tekrar insanları birbiriyle kendi didişmesi içerisinde bırakır.” (₁₃)

M. Kemal Atatürk’ün şu sözü durumu özetlemeye yeterlidir: “Efendiler! Avrupa'nın bütün ilerlemesine, yükselmesine ve medenileşmesine karşılık Türkiye tam tersine gerilemiş ve düşüş vadisine yuvarlanadurmuştur. Artık vaziyeti düzeltmek için mutlaka Avrupa'dan nasihat almak, bütün işleri Avrupa'nın emellerine göre yapmak, bütün dersleri Avrupa'dan almak gibi birtakım zihniyetler belirdi. HALBUKİ, HANGİİSTİKLAL VARDIRKİ, ECNEBİLERİNNASİHATLERİYLE, ECNEBİLERİNPLANLARIYLAYÜKSELEBİLSİN? TARİHBÖYLEBİR HADİSEYİ KAYDETMEMİŞTİR!” 

KAYNAKÇA

(₁) B. A. Boryan’ın Gözüyle Türk – Ermeni Çatışması, sf. 39

(₂) Çarlık Polis Raporlarında Taşnaklar, sf. 11

(₃) A. A. Lalayan / Taşnak Partisi’nin Karşıdevrimci Rolü, sf. 47

(₄) A. B. Karinyan / Ermeni Milliyetçi Akımları, sf. 65

(₅) Mehmet Perinçek / Ermeni Milliyetçiliğinin Serüveni, sf. 46

(₆) Mehmet Perinçek / Ermeni Milliyetçiliğinin Serüveni, sf. 67

(₇) Mehmet Perinçek / 150 Belgede Ermeni Meselesi, sf. 69 (Belge 13)

(₈) L. M Bolhovitinov / Resmi Ermeni Raporu 11 Aralık 1915

(₉) Ovannes Kaçaznuni / Taşnak Partisi’nin Yapacağı Bir Şey Yok

(₁₀) S. G. Pirumyan / Diasporadaki Taşnaklar, sf. 165

(₁₁) Mehmet Perinçek / Ermeni Milliyetçiliğinin Serüveni, sf. 280

(₁₂) B. A. Boryan’ın Gözüyle Türk – Ermeni Çatışması, sf. 91

(₁₃) https://www.youtube.com/watch?v=KHG_w7TDOwY (Son giriş: 19.04.2017)


* Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Avrasya Araştırmaları Yüksek Lisans Programı.