Buradasınız :
Türkçe
English
Pazar, 17.02.2019
Hızlı Bağlantılar




11.12.09 | 10:37 | Zaman: 9 Yıl

Aylık Strateji Toplantısı 11

Kategori: Aylık Strateji Toplantıları

 

KARASAM’ın 11. Aylık Strateji Toplantısı, Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Osman KARATAY’ın ‘Etnik Tutumun Sınırları ve Siyasi Yansımaları’, başlıklı sunuşuyla 17 Aralık 2009 Perşembe günü, saat 17.30’da Karadeniz Seminer Salonu’nda gerçekleştirilmiştir.

Yrd. Doç. Dr. Osman Karatay’a göre, bir kimliğin sonraki nesillere aktarımı, içeride ve dışarıda bir zorunluluk ve olağanlık biçiminde algılanıyorsa, o kimlik bir etnik kimlik haline gelmiştir.

Karatay sunumunda, dini kimlikler evrensel yaygınlık kazanan dinlerin tesiriyle milli kimlikten farklılaşmıştır ifadesini kullanarak, din esasına dayalı siyasi veya fikri ötekileştirmelerin etnik kimlikleri yok saymadığı gerçeği üzerinde de durmuştur. Etnik kimlikleşmenin bir dayanışma ihtiyacından doğduğu kanısındadır ve bütün kimliklerin nüvesinin nihai olarak bir dayanışma kalıbına oturduğunu belirtmektedir.

Yrd. Doç. Dr. Karatay, toplumdaki en önemli dayanışma birimini aile olarak görür ve ailenin genişlemesiyle oluşan soy yapılarının kan bağı anlayışını doğurduğunu ifade etmektedir. Anadolu’daki Sünni ve Alevi vatandaşlar arasındaki ayrıma da değinen Yrd. Doç. Karatay, bu ayrımın sebebinin insanların bilerek ya da bilmeyerek köklerinin başkalığına inanması olduğunu belirtmektedir. Karatay’a göre, kabile veya aşiretlerin oluşmasında sosyolojik bir gerçeklik olarak kan bağı zorunluluğu yoktur ancak bu zorunluluğu toplum kendisi inşa eder. Karatay, modern insanın da bu zihinsel zorunluluktan kurtulamadığını belirterek bu zihinsel zorunluluğun bazen milli yapının oluşumunu güçlendirirken bazen de ciddi ayrışmalara neden olduğunu vurgulamaktadır.

İnsanların bir toplumdaki dayanışma ihtiyacının yüksekliği ile ayrışmanın şiddetinin doğru orantılı olması Karatay’ın üzerinde durduğu önemli noktalardan biridir. Dayanışma ihtiyacının doğmasında en önemli sebebin güvensizlik olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Karatay, insanların, vatandaşı oldukları devlet dışarıdan tehdit alıyorsa dayanışma anlayışının kuvvetleneceğini ve yaklaşık olarak insanların tamamını içereceğini belirtmiştir.

Yrd. Doç. Dr. Osman Karatay, son zamanların gözde kavramı ‘mahalle baskısı’ kavramı üzerinde de durmuş, aynı kimlikten kimselerin birbirlerini ve kendi sahalarına girenleri belli bir davranış tarzına özendirmelerine ve zorlamalarına mahalle baskısı adı verilebileceğini belirtmiştir. Karatay’a göre, ‘mahalle baskısı’ adlandırmasındaki ‘mahalle’ sözcüğünün yerine ‘etnik’ kelimesini koyduğumuzda da esas anlamda bir değişiklik olmaz. Esas olan ortak kimliklerin korunmasıdır. “Kimlikdaş”ın korunması beklentisi görgü kuralı olmaktan çıkıp ahlak anlayışına doğru geliştikçe insanların etnik tavırları keskinleşir. Bu durum aynı zamanda etnik muhafazakarlık anlayışını da ortaya koyar.

Yrd. Doç. Karatay’ın üzerinde önemle durduğu önemli bir nokta da etnik terör eylemleri oldu. Karatay’a göre, etnik terör hareketlerinde bir topluluğun %99’u yapılan eylemleri onaylamasa bile reddettikleri terör örgütü vasıtasıyla aslında kendi etnik kimliklerini pekiştirmektedirler. Terör örgütlerinin asıl amacı da budur.

Yrd. Doç. Dr. Osman Karatay’a göre çözüm, etnik rahatsızlığın kaynağını ivedilikle ve sessizce ortadan kaldırmaktır. Bu çözüm, kısmen taleplerin karşılanması kısmen de eylemcinin ortadan kaldırılması ile ortaya konacaktır. Yrd. Doç. Karatay, etnik taleplerden makul ve haklı olanlarının direkt olarak değil ancak çeşitli vesilelerle karşılanarak, haksız ve yersiz taleplerden soyutlanması gereğini ortaya koymuştur. Mahalli açılımların dünyanın her yerinde ulus kurucu büyük toplulukları gücendirebileceğine işaret eden Yrd. Doç. Dr. Karatay, bir vatandaş açılımı yapmanın sorunun çözümlenmesinde önemli bir paya sahip olabileceğini belirtmektedir.

 

KARASAM olarak, Yrd. Doç. Dr. Osman KARATAY’a ve katılımcılara teşekkür ederiz.

KATILIMCILAR

  1. Prof. Dr. Aygün ATTAR (Rektör Yardımcısı)
  2. Prof. Dr. Oya İskit GÖKMEN (Giresun Üniversitesi Tıp Fakültesi)
  3. Prof. Dr. Metin AKAR (Fen-Edebiyat Fakültesi)
  4. Prof. Dr. Hasan KÜLÜNK (Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü)
  5. Doç. Dr. Erdoğan ALTINKAYNAK (Fen-Edebiyat Fakültesi)
  6. Yrd. Doç. Dr. Pınar YÜRÜR (İİBF Dekan Yardımcısı)
  7. Yrd. Doç. Dr. Mehmet DURKAYA (İİBF Dekan Yardımcısı)
  8. Yrd. Doç. Dr. Yalçın SARIKAYA (KARASAM Müdürü)
  9. Yrd. Doç. Dr. Servet CEYLAN (Keşap MYO Müdürü)
  10. Yrd. Doç. Dr. Rahman ÇAKIR (GÜSEM Müdürü)
  11. Yrd. Doç. Dr. Ali Ata YİĞİT (Fen – Edebiyat Fakültesi)
  12. Yrd. Doç. Dr. Sezai BALCI (Fen – Edebiyat Fakültesi)
  13. Yrd. Doç. Dr. Betül KARAGÖZ (İİBF)
  14. Yrd. Doç. Dr. İsrafil BABACAN (Fen- Edebiyat Fakültesi)
  15. Dr. Abbas KARAAĞAÇLI
  16. Öğr. Gör. Sinan DEMİRTÜRK (Fen – Edebiyat Fakültesi)
  17. Öğr. Gör. Serdar KESGİN (KARASAM)
  18. Öğr. Gör. Fatma ÇOBAN (KARASAM)
  19. Okt. Çağlar ARİZ (Yabancı Diller Bölümü)
  20. Arş. Gör. Polat KIZILDAĞ (KARASAM)
  21. Arş. Gör. Göktürk TÜYSÜZOĞLU (KARASAM)
  22. Arş. Gör. Arda ÖZKAN (İİBF)
  23. Emrah DURSUN (İktisat 4. Sınıf)
  24. Ali Rıza AKHAN (İktisat 3. Sınıf)
  25. Merve KÖKSAL (İktisat 3. Sınıf)
  26. Ferda YILMAZ (İktisat 2. Sınıf)