Buradasınız :
Türkçe
English
Pazar, 17.12.2017
Hızlı Bağlantılar




20.10.17 | 17:00 | Zaman: 58 Gün

“VII. Uluslararası Karadeniz Sempozyumu” Sona Erdi

 

Merkezimiz tarafından düzenlenen "VII. Karadeniz Uluslararası Sempozyumu" iki günlük yoğun programın ardından, 20 Ekim 2017 Cuma günü düzenlenen kapanış oturumu ile sona erdi.

Şehit Ömer Halisdemir Konferans Salonunda saat 17:00’de gerçekleşen oturumun başkanlığını İİBF Dekanı Prof. Dr. Betül Karagöz Yerdelen yaptı. Giresun Üniversitesi bünyesinde birçok uluslararası etkinlik düzenlediklerini ve farklı kültürlerden bilim insanlarını burada memnuniyetle ağırladıklarını ifade eden Yerdelen, sempozyum boyunca dinlediği bazı bildirilerden anekdotlar aktardı. Türk-Arap ve Ermeni ilişkilerine kısaca değinen Prof. Dr. Betül Karagöz Yerdelen oturumun ilk sözünü  Sempozyumun Düzenleme Komitesi Başkanı ve aynı zamanda KARASAM Müdürü olan Yrd. Doç. Dr. Abbas Karaağaçlı’ya verdi.

Gerek kapanış oturumunda gerekse iki günlük sempozyum süresince alanlarında yetkin bir çok değerli bilim insanını dinleme ve onlarla bir araya gelme fırsatını yakaladıklarını söyleyen Karaağaçlı, etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçenlere ve katılımcılara teşekkür etti.

Sayın Karaağaçlı’dan sonra söz alan Kırgızistan Türkiye Manas Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Anvarbek Mokeyev, kapanış oturumunda yer alan diğer katılımcıları sunum yaptıklarını oturumlarda takip ettiğini ve çok değerli tespitlerde bulunduklarını belirterek,  Türk-Rus ilişkilerinin her açıdan değerlendirildiği geniş kapsamlı bu organizasyonda bulunmaktan mutluluk duyduğunu söyledi.

Astana Uluslararası Din Ve Kültür Merkezi Müdürü Prof. Dr. Aidar Abuov, Sempozyumu düzenledikleri için başta Rektörümüz Prof. Dr. Cevdet Coşkun olmak üzere katkısı bulunanlara teşekkür etti. Türkiye-Rusya ilişkilerinin bölgedeki dengeler üzerinde büyük etkisinin olduğunu belirten Abuov sempozyum boyunca yapılan değerlendirmelerinde bu açıdan çok önemli olduğunu söyledi.

İstanbul Üniversitesinden sempozyuma katılan Prof. Dr. Mahir Aydın, kendi üniversitelerinde düzenledikleri Çanakkale Savaşı konulu bir programa Rusya’dan bir tarihçi davet ettiklerini ve savaşı onların bakış açısıyla görmeye çalıştıklarını belirten Aydın, bu kişiyle geliştirdikleri ikili ilişkilerin Türkiye-Rusya arasında meydana gelen uçak krizinden sonra da devam ettiğini ve bu diyalog sayesinde Rus tarihçinin Türkiye lehine basın açıklaması yaptığını belirterek,  kurulacak doğru diyalogların ülkeler arasındaki ilişkileri de etkileyebileceğine vurgu yaptı.

Arel Üniversitesinden Prof. Dr. Hasret Çomak, Türk-Rus ilişkilerine denizlerdeki sorunları ele alarak sözlerine başladı. Akdeniz’de sürekli uluslararası sorunların yaşandığını fakat Karadeniz’de böyle problemlerin gözlemlenmediğini söyleyen Çomak, bunu Türkiye ve Rusya’nın bölgedeki istikrarlı hakimiyetine bağladı.

Tebriz Üniversitesinden Prof. Dr. Hüseyin Penahi de; sempozyumu içerik ve nitelik olarak yeterli bulduğunu, benzer etkinlikleri İran veya Rusya’da da yapmayı arzu ettiklerini söyledi.

Karadeniz Teknik Üniversitesi akademisyenlerinden Prof. Dr. Muhammed Arafat konuşmasında Türkiye’nin İran ve Irak ile olan ilişkilerini Rusya ekseninde değerlendirdi.  

Çağ Üniversitesi öğretim üyelerinden Emekli Büyükelçi Prof. Dr. Ali Engin Oba, konuşmasına Türk Lirası’nın üzerinde resmi de bulunan Prof. Dr. Aydın Sayılı’ya ve onun Atatürk ile olan diyaloglarına değinerek başladı. Rus devriminde Türkiye’den yardım gittiğini söyleyen Oba, son yıllarda Türk-Rus ilişkilerinde büyük dalgalanmaların yaşandığını, sosyal, ekonomik ve siyasi açıdan bu ilişkilerin eskiye nazaran daha sıcak olduğunu söyledi.

Marmara Üniversitesinden Prof. Dr. Alaeddin Yalçınkaya, Türkiye ve Rusya’nın bölgenin önemli yapı taşları olduğunu bölge ülkelerinde yaşanan gelişmeleri değerlendirirken bu iki gücü göz ardı etmemek gerektiğini söyledi. Son yıllarda yaşanan olayların iki ülkeyi giderek yakınlaştırdığını söyleyen Yalçınkaya, bölgesel iş birliğinin bu yakınlaşmanın kaçınılmaz sonucu olacağını belirtti.

Oturumun son konuşmacısı olan BİLGESAM Başkanı Prof. Dr. Atilla Sandıklı, sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ederek sözlerine başladı. İki milletin tarihsel süreçte sürekli karşılaştığını belirten Sandıklı, her iki ülkenin de bölgede söz sahibi olduğunu ve bunun tüm dengeleri etkilediğini ifade etti.

İki gün süren, yaklaşık 30 ülkeden 200’ün üzerinde katılımcının katıldığı ve bildiri sunduğu sempozyum da Tür-Rus ilişkileri tarihsel süreç içerisinde tüm yönleriyle ele alındı. Alanlarında söz sahibi bilim insanlarının katıldığı sempozyum, kapanış oturumunun ardından toplu fotoğraf çekimi ile sonra erdi.

SEMPOZYUMUN İKİNCİ GÜNÜNDE GERÇEKLEŞEN DİĞER OTURUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ..

 

_dsc2380_copy.jpg_dsc2395_copy.jpg_dsc2399_copy.jpg_dsc2499_copy.jpg_dsc2520_copy.jpgfmg_2185_copy_1.jpgfmg_2202_copy.jpgfmg_2231_copy.jpgfmg_2288_copy.jpgfmg_2368_copy.jpggru_2009_copy.jpggru_2041_copy.jpggru_2045_copy.jpggru_2088_copy.jpggru_2101_copy.jpggru_2117_copy.jpgfmg_2427.jpg