Buradasınız :
Türkçe
English
Çarşamba, 17.10.2018
Hızlı Bağlantılar




28.12.16 | 12:58 | Zaman: 2 Yıl

Gazeteci-Yazar Cem KÜÇÜK’ten, Öncesi ve Sonrasıyla 15 Temmuz

 

Üniversitemiz Karadeniz Stratejik Araştırma ve Uygulama Merkezi (KARASAM), Giresun Üniversitesi Eynesil Kamil Nalbant Meslek Yüksek Okulu Müdürlüğü, Öğrenci Konseyi Başkanlığı, Aktif Üniversiteliler Topluluğu ve Uluslararası Hukuk Topluluğunun birlikte düzenlediği ve Gazeteci-Yazar Cem KÜÇÜK'ün konuşmacı olarak katıldığı, "Öncesi ve Sonrasıyla 15 Temmuz" başlıklı konferans, 24 Aralık 2016 Cumartesi günü saat 14:00'da, Güre Yerleşkesi Şehit Ömer Halisdemir Konferans Salonunda gerçekleştirildi.

 

fmg_3298_copy_01.jpg
02.jpg

 

Programın açılış konuşmasını Rektör Danışmanı ve aynı zamanda KARASAM Müdürü Yrd. Doç. Dr. Abbas KARAAĞAÇLI yaptı. Yakın zamanda yaptıkları 1. Uluslararası Demokrasi Sempozyumuna atıfta bulunarak bu günkü konferansın tamamlayıcı bir niteliğinin olduğunu belirten Abbas KARAAĞAÇLI, Cem KÜÇÜK’ün gazeteci kimliğiyle vereceği bu konferansın yaptıkları işi taçlandıracağını ifade etti.

15622605_10154830971514770_3778774498285223171_n_01.jpg

Daha sonra kürsüye çıkan Rektörümüz Prof. Dr. Cevdet COŞKUN, 15 Temmuz’un Türkiye’nin uçurumun kenarından döndüğü tarih olduğunu belirterek sözlerine başladı. Bu tarihin, milletin birlik ve beraberlik bilincini güçlendirmesi açısından da önemli olduğunu söyleyen Rektörümüz, bu günün ileride tarih kitaplarında; 19 Mayıs, 29 Ekim ve hatta 29 Mayıs 1453 gibi yer alabilecek önemde bir tarih olduğunu sözlerine ekledi.

fmg_3313_copy_01.jpg

15 Temmuz’un öneminin Dünya’ya anlatılması açısından yetersiz kalındığını söyleyen Rektörümüz, “Bu olayı en azından içimizde çok iyi anlamalı ve anlatmalıyız. Genç nesillere bunun önemlini çok iyi öğretmeliyiz. Giresun Üniversitesi olarak, bu amaçla şu an içerisinde bulunduğumuz salona, darbecilere sıktığı kurşunla darbe girişiminin seyrini değiştiren kahraman Şehit Ömer Halisdemir’in ismini vererek üzerimize düşeni bir nebze de olsa yerine getirmeye çalıştık. İlerleyen zamanlarda bu konferans salonunda bulunacak öğrenciler, ümit ediyoruz ki 15 Temmuz soğusa bile bu ismi merak edecekler, araştıracaklar ve Türkiye’nin nasıl bir uçurumun kenarından döndüğünü öğreneceklerdir” dedi.

15 Temmuz’un Türkiye’nin bir anlamda ikinci kurtuluş mücadelesi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Cevdet COŞKUN, bu konuda daha detaylı bilgilere vakıf olabilmek için Cem KÜÇÜK’ü davet ettiklerini ve kendisinin de yoğun programına rağmen bu daveti kabul ettiğini belirterek kendisine Giresun Üniversitesine geldiği için teşekkür etti.

Aslen Giresunlu olduğunu belirten ve bu konferans için kendisini Giresun’a davet eden Rektörümüz Prof. Dr. Cevdet COŞKUN’a teşekkür ederek sözlerine başlayan Cem KÜÇÜK, 15Temmuz’dan sonra bir çok platformda konuştuğunu ve bu konferansın, bu güne kadar yaptığı değerlendirmelerin bir özeti niteliğinde olacağını söyledi.

fmg_3321_copy_01.jpg

“Her doğru her yerde söylenmez diyorlar, fakat her şeye rağmen ben bu doğruları söylemekten vazgeçmiyorum” diyen Sayın KÜÇÜK, devlet sırrı niteliğinde olmadığı sürece sahip olduğu bilgileri kamuoyu ile paylaşmaktan sakınmadığını, bu gün de sahip olduğu bilgiler ışığında 15 Temmuz olaylarını konuşacağını belirtti.

15 Temmuz’un göz göre göre geldiğini, Fettullahçı yapıyı az çok bilenlerin bunun farkında olduğunu söyleyen Cem KÜÇÜK, Türkiye’deki önemli eksikliklerden birinin de bu ve benzeri olguları değerlendirip, bunlara karşı tedbir yollarını geliştirebilecek devlet yapısının olmaması veya çok iyi çalışamamasıdır.

FETÖ’nün, 1960’lardan itibaren devlet içine sızmaya başladığını ve zaman içinde devlet kademelerinde önemli yerlere geldiklerini, örgütün asli kadrolarını da bu dönemlerde devlet içerisine sızan kişilerin oluşturduğunu ifade eden Cem KÜÇÜK, ülke gündemindeki konulara yaklaşımıyla örgütün sempati topladığını ve bu şekilde destek bulduğunu sözlerine ekledi.

Türkiye’de uzun süre devam eden askeri vesayetin de insanların bu örgüte yakınlaşmasına, sempati duymasına neden olduğunu söyleyen Sayın KÜÇÜK, Türk siyasal hayatında askeri otoritenin oynadığı etkin rol, çeşitli dönemlerde yaşanan olaylar, darbeler ve muhtıralardan örnekler vererek, FETÖ’nün bu ortamdan istifade ederek amaçları doğrultusunda hareket ettiklerini belirtti.

Örgütün 2007’den sonra kendi gündemini oluşturduğunu ve istemedikleri, yollarında engel gördükleri asker, polis, siyasetçi, bürokrat vb. kim varsa bunlarla ilgili kumpaslara başladıklarını belirten KÜÇÜK, asılsız belge, telefon konuşmalarının kayıtları, video kayıtları gibi yollarla bir çok kişi, kurum ve kuruluşa kumpaslar kurulduğunu söyledi.

Örgütün zaman içerisinde gerçekleştirdiği, MİT tırları, Hakan FİDAN’ı ifade vermeye çağırmak, devlet projelerini yürüten büyük firmalara düzenlenen operasyonlar dahil bir çok operasyona ve bunların arkasında yatan gerçeklere değinirken, yazılı ve görsel bazı yayın organlarının da kamuoyunda algı oluşturmak için haberler yaptığını, hükumeti zor duruma düşürmek için asılsız bir çok yayına imza attıklarını ve 17-25 Aralık operasyonlarından sonra bile devlet içerisinde bir çok kesimin örgüte karşı tam anlamıyla mücadele etmediğini söyleyen Cem KÜÇÜK, Sayın Cumhurbaşkanının kararlı duruşu sayesinde örgütün hedefine ulaşamadığını belirtti.

Türkiye’nin son yıllarda yaşadığı, Hrant DİNK, Rahip SANTORO gibi ses getiren cinayetler, gezi eylemleri, Rus uçağının düşürülmesi, 6-7 Ekim olayları gibi bir çok olayda FETÖ’nün izlerinin olduğunu ifade eden Cem KÜÇÜK, tüm bu girişimlerin darbenin ayak sesleri olduğunu, darbe öncesi görüştüğü Nurettin VEREN’in de bu düşünceyi doğruladığını ve hatta kendilerine Adil ÖKSÜZ ismini telaffuz ederek, bu kişinin darbeyi organize etmeye çalıştığını, devletin bazı birimlerine de bu kişiden bahsettiğini ve tedbir alınması gerektiğini kendilerine söylediğini belirtti.

15 Temmuz’da olmaz denilen, yaşanacağına ihtimal verilmeyecek bir çok şeyi yaşadıklarını belirten Sayın KÜÇÜK, “Bizi vurmaz dediğimiz F16’larımız bizi vurdu, 250’ye yakın kişi şehit oldu. Binlerce kişi yaralandı, ekonomimiz zedelendi. O gün millet, darbeyi önledi” diyerek, darbe zamanı ve sonrasında yaşanan olayları, ordu, siyaset, bürokrasi, devletin ve diğer bir çok kuruluşun içerisinde yer alan örgüt mensupları hakkında gerçekleştirilen operasyonlar ve bunlarla ilgili sayısal veriler hakkında bilgi verdi.

Soru-cevap bölümüyle sona eren konferansın ardından programın gerçekleşmesinde önemli katkıları bulunan Eynesil Kamil Nalbant Meslek Yüksek Okulu Müdürü Sayın Doç. Dr. Aysun TÜRKMEN tarafından Gazeteci-Yazar Cem KÜÇÜK'e çiçek takdim edilirken, Rektörümüz Prof. Dr. Cevdet COŞKUN tarafından günün anısına bir plaket ve Rektör Danışmanı Yrd. Doç. Dr. Abbas KARAAĞAÇLI tarafından da çeşitli hediyeler takdim edildi.

fmg_3343_copy_01.jpg
fmg_3361_copy_01.jpg

Gazeteci-Yazar Cem KÜÇÜK daha sonra Rektörlük fuaye salonunda kendisini dinlemeye gelenler için “Cehennem Köpekleri-FETÖ” adlı kitabını imzalayarak öğrencilerle hatıra fotoğrafı çektirdi.

Çok sayıda dinleyicinin katıldığı konferansa Rektörümüz Prof. Dr. Cevdet COŞKUN'un yanı sıra rektör danışmanı Yrd. Doç. Dr. Oktay KARAMAN ve Yrd. Doç. Dr. Abbas KARAAĞAÇLI, Gazeteci Hakan KARAAHMET, akademik ve idari personel, siyasi parti yetkilileri, STK Başkanları, vatandaşlar ile öğrenciler katıldılar.