Buradasınız :
Türkçe
English
Perşembe, 18.10.2018
Hızlı Bağlantılar




25.11.15 | 14:02 | Zaman: 3 Yıl

KARASAM “7. ULUDAĞ ULUSLARARASI İLİŞKİLER KONFERANSI: ULUSLARARASI SİSTEMDE YENİ DÜZEN ARAYIŞLARI” ETKİNLİĞİNDE

 

“21-22 Ekim 2015 tarihleri arasında 7. Uludağ Uluslararası İlişkiler Konferansı, “Uluslararası Sistemde Yeni Düzen Arayışları” temasıyla Bursa’da gerçekleştirildi. Konferansa dört kişilik bir heyetle katılan Giresun Üniversitesi Karadeniz Stratejik Araştırmalar Merkezi (KARASAM), merkezin yayınları ve 2016 yılı masa takviminin yer aldığı bir tanıtım masası kurarak faaliyetleri hakkında bilgi vermiştir.

 

12297985_10153679021783895_364490069_o_02.jpg12298014_10153679022173895_385115782_o_01.jpg

 

Konferansın ilk gününde saat 13.00’da KARASAM tarafından “Karadeniz’de Güncel Gelişmeler” başlıklı bir oturum da düzenlenmiştir. Bu oturumda, Merkez Müdürü Doç. Dr. Yalçın SARIKAYA’nın oturum başkanlığında; Yrd. Doç. Dr. Gökhan EŞEL, Öğr. Gör. Gül SARIKAYA ve Öğr. Gör. Fatma ÇOBAN bölgedeki gelişmeleri değerlendirmiştir.

Oturumun başlangıcında Doç. Dr. Yalçın SARIKAYA, Ukrayna’da Euromaidan olayları, yönetim değişikliği, Kırım’ın ilhakı ve Donbass bölgesindeki çatışmalar hakkında bilgi vermiştir.

Öğr. Gör. Gül SARIKAYA, “Ukrayna Krizi’nin Karadeniz Güvenliğine Etkileri” başlıklı bildirisinde, Ukrayna krizinin ülke içi bir kriz gibi başlamasına rağmen, gelişmelerin küresel bir sorun haline dönüşerek Karadeniz güvenliğini ve Karadeniz’deki dengeleri önemli ölçüde etkilediğini belirtmiştir. Öğr. Gör. Gül SARIKAYA, Karadeniz’in stratejik önemine değinerek bölgenin bölgesel ve küresel aktörler için ne anlam ifade ettiğinden ve bu aktörlerin bölgeye yönelik politikalarından bahsetmiştir. Öğr. Gör. SARIKAYA, Ukrayna Krizi’nin ve daha sonrasında Mart 2014’te Kırım’ın Rusya tarafından ilhakının güvenlik, enerji vb. konularda Karadeniz’deki dengeleri değiştirdiğini belirterek uluslararası sistemdeki “Yeni bir Soğuk Savaş mı başlıyor?” tartışmalarına değinmiştir.

Öğr. Gör. Fatma ÇOBAN, “Karadeniz’deki Güncel Gelişmelerin Rus Dış Politikasının Diğer Alanlarına Yansımaları” başlıklı bildirisinde, Rusya’da etkin olan siyasal akımlardan ve 1990’lardan günümüze kadar Rus dış politikasının teorik temelde gelişiminden bahsederek özellikle Putin’in ikinci döneminden itibaren Rus dış politikasında çok kutupluluğun vurgulandığını, daha çok pragmatizm odaklı aktif bir dış politika uygulandığını, artan bir Batı karşıtlığının olduğunu ve Avrasya entegrasyonunun öne çıktığını belirtmiştir. Öğr. Gör. Fatma ÇOBAN, 2008 Ağustos Savaşı, 2009’da yaşanan Rusya-Ukrayna doğal gaz krizinden sonra her ne kadar Rusya’nın Batı’yla olan ilişkilerinin beklenenin aksine olumlu seyir izlese de Rusya’nın Avrasya entegrasyonu ve Asya-Pasifik’teki ilişkilerini güçlendirici adımlar attığını ifade etmiştir. Özellikle Kırım’ın ilhakından sonra Batı’nın Rusya’ya olan yaptırımlarının artmasıyla Rusya’nın yönünü Asya’ya çevirdiğini vurgulayan Öğr. Gör. Fatma ÇOBAN gelişen Çin-Rusya ve Rusya-Asya Pasifik ilişkilerinden bahsetmiştir.

Yrd. Doç. Dr. Gökhan EŞEL, “Gözlemler Işığında Kırım’da Son Durum” başlıklı bildirisinde, yakın zaman diliminde gerçekleştirilen Moskova, Tataristan, Kırım ve Batı Ukrayna ziyaretleri sırasında yapılan gözlemler ile, gerek bölge halkı ve gerekse Rus, Tatar ve Ukraynalı devlet ve bilim adamları ile yapılan röportajlar ışığında Kırım’da son durum hakkında bilgiler vermiştir.

12305841_10153679020433895_1952152882_n_01.jpg

Konferans sonucunda;

-          “Yeni Soğuk Savaş” değerlendirmelerinin pek de geçerli olmadığı; Ukrayna’nın Rusya ile Batı arasında son dönemde ortaya çıkan anlaşmazlıklardan sadece biri olduğu ve Rusya ile Batı arasındaki ilişkilerin devletlerarası ilişkiler söz konusu olduğunda farklı düzeylerde “karşılıklı bağımlılık” özelliği dahi gösterdiği,

-          ABD’nin her ne kadar Rusya’nın Karadeniz’de güçlenmesinden hoşlanmasa da, güçlenen Çin’i dengelemek, İran’la varılan nükleer uzlaşma, Suriye’deki iç savaşın daha da kontrol dışına çıkmasını önlemek ve Afganistan’dan askerlerinin sorunsuz çıkışını sağlamak gibi nedenlerden dolayı Rusya’nın adımlarına vereceği tepkiyi çok dikkatli hesap etmek durumunda olduğu;

-          AB’nin yoğun ticaret ve enerji ilişkileri nedeniyle Rusya’ya tepkisinin bir takım diplomatik ve ekonomik yaptırımlardan öteye geçmediği,

-          Küresel düzende safların sıklaşmaya başladığı,

-          Rusya’nın üzerinde durduğu çok kutuplu sistemde hegemon değil, daha çok ittifaklar ve bölgesel bloklar vasıtasıyla “anti hegemonik cephe” rolü üstlendiği,

-          Rusya’nın Avrasya Ekonomik Birliği’ni daha işlevsel ve daha etkin hale getirmeye çalışacağı,

-          Rusya’nın yanı başında bulunan ve enerji ihtiyacı her geçen gün büyüyen Çin ile Avrupa kıtasından da Almanya ve Fransa ile ilişkilerini güçlendirme politikasını uygulayacağı,

-          2011’de başlayan Suriye Krizi ile birlikte Rusya’nın Akdeniz’deki; 2013 Ukrayna Krizi sonrasında ise bölge dışı aktörlerin Karadeniz’deki askerî varlığının ve faaliyetlerinin artmasına bağlı olarak son dönemde Karadeniz ve Akdeniz daha yoğun bir etkileşim içine girdiği,

-          Kırım’ın ve Suriye’nin; Türkiye’nin kuzeyden ve güneyden tarihi jeopolitik duyarlılığı olan iki coğrafya olması nedeniyle Türk-Rus ilişkilerinin kritik bir eşikte olduğu,

değerlendirmeleri yapılmıştır. 

 

Konferans, soru cevap bölümü ile sona ermiştir.

afis.JPG